Avrupada Yaşayan Memeliler Hakkında Bilgiler..

Çok
6 ay 6 gün önce - 6 ay 6 gün önce #859 Yazan: GeZGiN
Avrupada Yaşayan Memeliler Hakkında Bilgiler.., GeZGiN tarafından oluşturuldu
ABRUZZO KEÇİSİ (Rupicapra ornata)
Orta İtalya’nın Adriyatik kıyısındaki Abruzzo bölgesinde yaşayan bu dağ keçisinin sayısı bugün 400 civarındadır. Alp dağ keçisinden biraz daha koyu renklidir. Kış aylarında bölgenin ormanlarına çekilen bu hayvanlar yaz aylarında ovalara inerler. Abruzzo keçileri ot ve yaprak ile beslenirler. Abruzzo Ulusal Parkı’ndaki 7 tanesi sıkı koruma altındadır.

AĞAÇ SANSARI (Martes martes)
Avrupa ve Asya’nın tüm ormanlarında yaşayan bu hayvanın uzunluğu kuyruğuyla birlikte 80 cm’dir. Gün boyunca ağaç dallarında dinlenen bu sansar, gün batarken ve gün doğarken avlanır. Küçük sincapları, küçük memelileri ve kuşları avlayarak beslenir. Sonbahar aylarında ise tatlı yemiş ve meyvelerle yetinir. Dişi ağaç sansarı nisan ayında, terkedilmiş bir ağaç kavuğunun içinde her keresinde 2-7 yavru dünyaya getirir. Doğuşta kör olan yavruların gözleri ancak bir ay sonra açılır. Bu hayvanın kürkü oldukça değerlidir ve bu nedenle bol miktarda avlanır

ALP KEÇİSİ (Capra ibex)
Alp Dağları’nda yaşayan bu hayvanın dişi ve erkekleri küçük gruplar oluştururken, yaşlı keçiler kendi aralarında dolaşırlar. Erkeklerinin ağırlığı 110 kg. dişilerininki ise 50 kg’dır. Bu hayvanlar sabahın erken saatlerinde çayırlara çıkar ve ot ile beslenirler. Ayrıca vahşi ağaçların yapraklarını da yerler. Grup besin aramaya çıktığında en güçlü keçi gözetleme görevini sürdürür ve en küçük tehlikede kaçarlar. Dişi her keresinde bir tek yavru dünyaya getirir ve birkaç saat içinde yavru ayağa kalkar.

AVRUPA KÖSTEBEĞİ (Talpa europaea)
Bütün Avrupa’da, Kafkaslarda ve Baykal Gölü yakınlarında, genellikle kırsal kesimde, bahçelerde, parklarda görülür. Uzunluğu yaklaşık 16 cm.dir. Köstebek hiç yorulmadan aralıksız yerin altında galeriler kazar. Böcek, larva, kurtçuk ile beslenir. Dişi köstebek yerin altına kazdığı ve çapı 60 cm lik yuvada her keresinde 3-9 yavru dünyaya getirir. Gözleri kapalı doğan yavruların gözleri 3 hafta sonra açılır. Bu hayvanların görüş kapasiteleri çok düşüktür. Karanlık ve aydınlığı çok zor fark ederler.

AVRUPA KURDU (Canis lupus)
Ormanlarda ve dağlık bölgelerde küçük gruplar halinde yaşayan bu hayvanın sayısı bugün Eski Kıta’da çok azalmıştır. Kurt, genel olarak küçük memelileri ve kuşları avlayarak beslenir. Kümes hayvanlarına saldırdığı için çiftçiler tarafından baş düşman ilan edilmiş ve kitle halinde öldürülmüştür. Aslında bazen meyve ile de beslenen bu hayvan insanlarla temas etmekten genelde kaçınır. Dişi kurt her keresinde 2 aylık bir hamilelik döneminin sonunda 4-8 yavru dünyaya getirir. Yavrular gözlerini 10 gün sonra açarlar.

AVRUPA MARMOTU (Marmotta marmotta)
Orta Avrupa’da Karpatlar bölgesinde, Alp Dağları’nda, Çekoslovakya ve Polonya’da yaşayan bu kemirgene bazen 1800-2000 metre yüksekliklerde de rastlanır. Geniş gruplar halinde yaşarlar. Ağaç kökleri, ot, tohum ve çeşitli meyvelerle beslenirler. Dişi her keresinde 2-6 yavru dünyaya getirir. Doğuşta kör olan yavruların gözleri 20 gün sonra açılır. Marmotlar kışın uykuya yatarlar ve nisan ayında uyanırlar.

AVRUPA SUSAMURU (Lutra lutra)
Genellikle akarsu kıyılarında yaşayan bu etobur hayvanın uzunluğu 1.30 cm’dir. Suda mükemmel bir çeviklikle hareket edebilen bu hayvan, su hayvanları, deniz kabukluları, balık, örümcek, kuş ve küçük memelileri yiyerek beslenir. Yuvalarını suyun içi yapan bu hayvanlar ayrıca havalandırma düzenini de unutmaz. Yuvanın içinde ot ve yapraklardan yapılmış özel bir bölümde dişi susamuru her keresinde 2-6 yavru dünyaya getirir. Yavruların gözleri 4 hafta sonra açılır. Küçükken yakalanan susamuru evcilleştirilebilir.

AVRUPA TAVŞANI (Lepus capensis europaeus)
Orta Avrupa, Akdeniz bölgesi ve Ortadoğu’da yaşayan bu hayvanın yetişkinlerinin ağırlığı yaklaşık 4-8 kg’dır. Şubat-eylül ayları arasında tam 5 kez doğurur. Her keresinde 2-7 yavru dünyaya getirir. Genellikle gece yiyecek aramaya çıkarlar; ot, yeşillik ve yaprak ile beslenirler. Kış aylarında ağaç kavuklarını da yerler. Tavşanlar saatte 65 km. hızla koşabilir ve düşmanlarının önünden kaçabilirler. Ayrıca çok da iyi yüzücüdürler.

BOZ AYI (Ursus arctos)
Dünyada yaşayan etçillerin en büyüğüdür. Arka ayakları üstünde durduğu zaman boyu 3 m’ye yaklaşır. Ağırlığı da 800 kg’ı geçebilir. Bir zamanlar dünyanın her yerine dağılmış olan, günümüzdeyse Asya ve Avrupa’da neredeyse ortadan kalkan boz ayı ırkının en iri örneğidir. İnsanlara çok ender saldıran ve hatta insan gördüğü zaman kaçan bu tür yalnızca geceleri karnını doyurur. Eskiden etçil olmakla beraber, daha sonra yılan, kertenkele, kuş, yumurta, arı ve balı içeren hepçil bir beslenme biçimini benimsemişlerdir. Yiyecek bulamadıkları zaman sebze, kiraz, armut gibi meyveleri de yerler. Boz ayılar kışı geçirmek için bir ine çekilir, yavrularını bu inde doğururlar

CEBELİTARIK MAYMUNU (Bertuccia Gibilterranea)
Asıl vatanı Kuzey Afrika olan bu maymun, bugün sadece İspanya’nın güneyinde yaşamaktadır. Avrupa toprakları içinde yaşayan tek maymun türüdür. Bu maymunun atası, Fas’ta yaşayan Macaca silvanus’tur. Genel olarak yabani incir ve meyveyle beslenir. 3-15 bireylik gruplar halinde dolaşırlar. Dişiler, genellikle yiyecek bulma ve yavrularla ilgilenme işini üstlenirler.

DAĞ KEÇİSİ (Rupicapra rupicapra)
Avrupa’nın dağlık bölgelerinde yaşayan bu hayvanın boyu 75 cm, ağırlığı ise 40-60 kg’dır. Hayvanın tırnak yapısı en dar patika yollarda bile hızla hareket etmesini sağlamaktadır. Dağ keçileri, en güçlü erkek keçinin liderliğinde küçük gruplar ilinde yaşarlar. Yetişkinler ise yalnızlığı tercih eder. Nisan-haziran ayları arasında dişi keçi her keresinde bir yavru dünyaya getirir. Yavru dağ keçisi birkaç saat içinde ayağa kalkar ve annesini emmeye başlar. Bu hayvan ot ve yaprak ile beslenir.

EVCİL KEÇİ(Capra hircus)
Güneydoğu Avrupa’dan Güneybatı Asya’ya kadar uzanan geniş bölgelerde yaşar. Soyu, çorak ve taşlık tepelerde sürüler halinde dolaşan yaban keçisinden gelmektedir. Çok uzun zamandan beri insanoğlu tarafından etinden, sütünden yararlanmak için yetiştirilir. Vücut ağırlıklarına göre en fazla süt veren hayvandır. Ortalama ağırlıkları 35-40 kg. olan keçilerin erkekleri biraz daha ağırdır. Dişiler her keresinde genellikle tek yavru doğururlar. Boynuzları koçlara oranla daha ince ve daha az kıvrıktır. Kuyruklarının altında koku bezleri bulunur.

İZLANDA MİDİLLİSİ (PONY) (Eguus İslandese)
Bu atın Vikingler tarafından İzlanda Adası’na M.S. 850’lerde getirildiği sanılmaktadır. 1000 yıldır başka hiçbir atla çiftleştirilmemiştir. Boyunun uzunluğu 1.25-1.35 m. arası değişir. Bugün İzlanda’nın Scagafjördur bölgesinde 1879 yılından bu yana özel olarak yetiştirilmektedir. 15 küçük türü bulunur. Bu at, en soğuk iklim koşullarına bile dayanıklıdır. Sportif faaliyetler için yetiştirilmesine karşın her türlü koşulda insana yardımcıdır. Ön bacakları çok güçlü, arka bacakların tırnakları ise her türlü toprak koşullarına uyum sağlayacak biçimdedir.

KAKIM (Mustela erminea)
Avrupa’da olduğu kadar Amerika ve Asya’da da yaygın bir biçimde yaşayan bu kemirgenin boyu kokarcadan biraz uzundur. Kuyruğu ile birlikte 40 cm. gelen kakımın kürkü kış aylarında beyaz bir renk alır ve sadece kuyruğu siyah kalır. Genellikle insanların yerleşim alanlarının yakınlarında dolaşan -kakımlar, fare, böcek ve küçük kuşlarla beslenirler. Dişi, nisan ya da mayıs ayında, her keresinde 3-7 yavru dünyaya getirir. Yavruların doğumda kör olan gözleri 40. günün sonunda açılır. Dişi kakım yavrularını 2 ay boyunca sütüyle emzirir daha sonra terk eder. Kürkü çok değerli olduğu için kontrolsüz bir biçimde avlanmaktadır

KARACA (Capreolus capreolus)
Avrupa’nın hemen hemen her yerinde rastlanan geyikgillerden bir memelidir. Sulak ormanların ve bol bitki örtüsüne sahip meraları tercih eder. Yaz aylarında dağlara çıkan bu hayvan, kışın yerleşim bölgelerinin yakınlarına kadar iner. Küçük gruplar halinde yaşayan karacaların erkekleri 15-35 kg. çekerler. Mayıs ya da haziran ayında dişi, 1-2, ender olarak üç yavru doğurur. Gündüzleri dinlenen karacalar, akşam yiyecek aramaya çıkarlar; tohum, ot meyve, yaprak ve taze ağaç kabuğuyla beslenirler

KİRPİ (Erinaceus europaeus)
Avrupa’da yaşayan bu böcek yiyen hayvanın uzunluğu 30 cm’dir. Bütün sırtı dikenlerle kaplıdır ve kendisini tehlikede hissettiği zaman top halini alır, dikenlerini çıkarır. Bütün gün uyuyan kirpiler geceleri böcek kurtçuk, küçük omurgalıları avlayarak beslenir. Yere düşmüş meyveleri de yer. Dişi her keresinde 3-8 yavru dünyaya getirir. Doğumda kör olan yavruların gözleri 2 hafta sonra açılır. Kirpi Avrupa’nın yanı sıra Asya ve Anadolu’da da bol miktarda yaşar.

KOKARCA (Putorius putorius)
Kakıma benzeyen ve tüm Avrupa’da bulunan bu hayvanın kuyruğuyla birlikte uzunluğu 60 cm’dir. Ağaçlık bölgelerde yaşar ve insanların yerleşim alanlarının kıyısına kadar sokulur. Oldukça saldırgan bir hayvandır ve bir gece içinde bir düzine tavuğu öldürebilir. Küçük kuşları, örümcekleri, fareleri, örümcekleri avlayarak beslenir. Kokarca iyi bir yüzücüdür, ancak ağaçların dallarına tırmanmakta yeteneksizdir. Kuru yapraklardan yaptığı yuvada dişi kokarca nisan ve mayıs aylarında 3-11 yavru dünyaya getirir. Doğumda kör olan yavruların gözleri 30-37 gün sonra açılır. Kokarca tehlike karşısında korkunç kötü kokan bir koku salgılar. Bu nedenle kürkü değerli değildir.

KUNDUZ (Castor fiber)
Bir zamanlar tüm Avrupa’da bulunan bu hayvanlara sadece Kuzey bölgelerinde rastlanır. Uzunluğu kuyruğuyla birlikte 1 m’dir. Yavaş akan, sakin suların kıyısında, genellikle çift halinde yaşarlar. Üreme döneminde çiftler birleşip gruplar oluşturur. Nisan ayının sonlarına doğru dişi, 2-7 yavru dünyaya getirir. Kunduzlar gece yiyecek aramaya çıkarlar ve ağaç kabukları, bitki ve kökleri ile beslenirler. Yuvalarının önünde akan suyun üzerine barajlar kurarlar ve böylece suyun yuvaya girmesini önlerler.

REN GEYİĞİ (Rangijer tarandus)
Avrupa’nın kuzeyinde, Kutup bölgesine yakın yörelerde yaşar. Hem erkeklerinde hem dişilerinde boynuz bulunur. Hayvanın omuz yüksekliği 0,70-1,40 m, ağırlığı ise yaklaşık 300 kg’dır. Evcil türleri daha küçük cüsseye sahiptir. Genellikle sürü halinde yaşarlar. Yazın ve kışın yiyecek durumuna göre farklı bölgelere göçerler. Üreme mevsimleri güz aylarına rastlar. Dişiler 7,5 ay süren hamilelik dönemi sonunda her keresinde 1-2 yavru dünyaya getirirler. Esas olarak yosun ile beslenirler. İnsanoğlu, vaşak, kurt başlıca düşmanlarıdır

SANSAR (Martes foina)
Kuyruğu dâhil 75 cm. uzunluğunda güçlü bir etoburdur. Avrupa ve Asya’da oldukça yaygın olan bu hayvan genellikle kayalıklarda yaşar, ancak yerleşim alanlarının yakınlarına kadar sokulur. Dişi, yapraklardan ve tahta parçalarından yaptığı yuvada her keresinde 3-7 yavru dünyaya getirir. Yavruların gözleri 34 gün sonra açılır. Sansar genellikle geceleri avlanır ve fare, tarla faresi avlayarak beslenir. Çiftleşme dönemi dışında yalnız yaşayan sansarlar sonbahar döneminde meyve ile de beslenirler.

SİNCAP (Sciurus vulgaris)
Genel olarak ormanda yaşayan bu hayvana kentlerin büyük parklarında ve bahçelerinde de rastlanır. Genel olarak ya yuvarlak bir yuva yapar ya da yırtıcı kuşların terk ettikleri yuvalara yerleşir. Bu yuvada dişi her keresinde 3-6 yavru dünyaya getirir ve yavruların gözleri 4. haftanın sonunda açılırlar. Sincaplar fındık, ceviz ve vahşi meyvelerle beslenirler. Ayrıca böcekleri avlar. Bir başka besin maddesi ise kuş yumurtalarıdır. Sonbahar boyunca kış mevsimi için yiyecek stoklar. Yeterince yiyecek stokladığı için kış uykusuna yatmazlar. Sincap Avrupa’ya geçtiğimiz yüzyılda Amerika’dan getirilmiştir.

TARLA FARESİ (Microtus Arvalis)
İskandinavya Yarımadası, İngiltere ve Sicilya dışında tüm Avrupa’da yaşayan bu kemirgen, olağanüstü hızlı üreme kapasitesine sahiptir. Dişi tarla faresi yılda 12 kere tam 3-13 yavru dünyaya getirir. Çok yoğun üredikleri için kırsal kesimde tarladaki ürüne büyük zarar verirler. Yerin altında birbirine bağlı çok sayıda galeriler açarak buralarda yaşarlar. Tarla fareleri kış uykusuna yatmazlar, ancak kışları karın altında kalan yuvalarından çok ender olarak dışarıya çıkarlar.

TİLKİ (Vulpes vulpes)
Biraz ürkek denilebilecek bir yapıları vardır. Gece ve gündüz avlanabilirler. Çoğunlukla boş bırakılmış porsuk yuvalarında, ya da kır kurtlarının açtıkları tünellerde yaşarlar. Tavşanlar, kemirgenler ve böceklerle beslenirler. Postları yumuşaktır. Koyu renkli, kalın kuyruklarının ucu siyahtır. En çok yumurta sever, yumurta bulmakta ve yemekte son derece kurnaz, akıllı davranır. Kimi sert kabuklu yumurtaları kabuğunu kırabilmek için, kayalara vurup parçalar. Küçük hayvanları ve böcekleri de yer. Postu kırmızımsı sarı renkte, siyah gölgelidir. Güzel kürkleri için insanlar tarafından avlanırlar. Postları özellikle kışın, çok sık ve yumuşak olduğu zaman değer kazanır

UZUN KULAKLI YARASA (Plecotus auritus)
Avrupa’nın ve Asya’nın en sık rastlanan yarasalarından biridir. Yerleşim bölgelerinin yakınlarına kadar sokulur. Kulaklı uzunluğu 4 cm, bütün vücudunun uzunluğu ise 7 cm’dir. Bütün gün boyunca baş aşağı uyuyan yarasalar, geceleri böcek avlamaya çıkarlar. Dişi haziran ayında 1-2 yavru doğurur. Yavrular uzun süre anneye asılı olarak yaşarlar. 6 hafta sonra yuvayı terk ederler. Bu yarasalar, kış aylarında mağaralarda ya da terkedilmiş madenlerde kış uykusuna yatarlar

VAHŞİ DOMUZ (Sus scrofa)
Ormanlık alanlarda, aile bireylerinden oluşan gruplar halinde yaşarlar. Sadece yaşlı domuzlar yalnız bir yaşamı tercih eder. Genel olarak bitki kökleri, vahşi meyve ve otlarla beslenirler. Bu hayvanların kış aylarında en rağbet ettikleri besin ise patatestir. Öte yandan, toprağı kazarak avladığı kara kabukluları, böcek ve küçük sürüngenlerle de beslenir. Yere yuva yapan kuşların yumurtalarına da saldırır. Yaklaşık 200 kg. ağırlığındaki bu hayvan, evcil domuzun atasıdır. Dişi nisan ayının sonlarına doğru doğurur ve 3-12 yavru dünyaya getirir. Vahşi domuz çiftçiler ve avcılar tarafından çok yoğun bir biçimde avlandığı için sayısı hızla azalmaktadır.

VAHŞİ TAVŞAN (Oryctolagus caniculus)
Vahşi tavşanın anavatanı İspanya’dır. 13. yüzyılda buradan Avrupa’ya yayılmıştır. Vahşi tavşanlar orman kıyısındaki sulak arazilerde yaşarlar. Dişi her keresinde 4-8 yavru dünyaya getirir. Yavrular doğumda kördürler ve gözleri ancak 10 gün sonra açılır. Vahşi tavşanlar ot, bitki kökü, yaprak, taze ve yere düşmüş meyve ile beslenirler. Yoğun bir biçimde avlandığı için, hızlı artış ritmine karşın sayıları azalmaktadır

VAŞAK (Felis lynx)
Avrupa vaşağı ya da asıl vaşak, eskiden yaban kedisiyle birlikte, eski Avrupa ormanlarının en yaygın kedigil türüydü. Günümüzdeyse hem avlanma, hem doğal yaşam ortamının yok edilmesi sonucu, sayıları çok azalmıştır. Portekiz, İspanya, Sardunya ve Balkanlar’da tek tük rastlanır. Rusya’da daha boldur. Avrupa vaşağı çok sağlam yapılıdır; kısa mesafeleri hızla aşabilir. Usta bir tırmanıcıdır, çoğunlukla ağaç dallarında saklanır. Küçük memelileri ve yerde yuva yapan kuşları avlar. Leş hiç yemez ve insana hemen hiç saldırmaz. Çiftleşme ocak ile mart ayları arasında olur. 70 gün süren gebelikten sonra 4 yavru doğurur. Avrupa vaşağı evcilleştirilmiş ve 19. yüzyılda avda kullanılmıştır.

YABAN KEDİSİ (Felis silvestris)
“Orman kedisi” adıyla da andır. Avrupa’nın ve Anadolu’nun ormanlarında yaşayan bu hayvanın bedeni, diğer kedilerden biraz daha büyüktür. Postunun düzenli süsleriyle ve yuvarlak olan kuyruğunun ucuyla evcil kediden ayrılır. Ayrıca başı daha büyük, köpekdişleri daha gelişmiştir. Yaban kedisinin pasta kurşunimsi renktedir. Üstünde kırmızı, sarı, ya da siyah renkli bölümler ve koyu renk çizgiler vardır. Mükemmel bir tırmanma yeteneğine sahiptir. Ağaçların dallarını ustaca kullanarak kuşları hiç beklemedikleri bir zamanda avlar. Yaban kedileri gündüzden çok gece avlarını tercih ederler. Kuşları ve küçük memeli hayvanları avlayıp yerler. Ancak, geyik ve karaca yavrularına saldırdıkları da görülmüştür. Çiftleşme zamanları ilkbahar aylarıdır. Dişi yaban kedisi iki ayı biraz aşan bir gebelik devresi sonunda yavruları doğurur. Yavru yaban kedilerinin sayısı 4-6 arasında değişebilir. Anne kedi yavrularıyla yakından ilgilenir.

YARASA (Nyctalus noctula)
Genel olarak ormanda yaşayan bu hayvana bazen kentlerin büyük parklarında da rastlanır. Gün boyu ağaçlara asılı olarak dinlenen bu hayvan yaz aylarında 20’lik gruplar halinde dolaşırlar. Kış aylarında ise 100’lük gruplar halinde daha büyük mağaralara çekilirler. Böcekleri ve kelebekleri avlayarak beslenen yarasalar genellikle akşamüstleri yiyecek aramaya çıkarlar. Zararlı böcekleri yedikleri için çiftçiler tarafından yararlı hayvan olarak görülürler. Dişi yarasalar yaz aylarında keresinde sadece 1 yavru dünyaya getirirler.
Son Düzenleme: 6 ay 6 gün önce Düzenleyen:GeZGiN

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Sayfa oluşturma süresi: 0.423 saniye