Zeytin Kokan Kasaba Umurbey

Çok
1 yıl 6 ay önce - 4 ay 4 hafta önce #708 Yazan: GeZGiN
GeZGiN konu oluşturdu: Zeytin Kokan Kasaba Umurbey
Bursa - İstanbul karayolunda Gemlik’i 1-2 km geçtikten sonra ayrılan, oldukça geniş asfalt bir yoldan, göz alabildiğince uzanan zeytinliklerin arasından 3 km kadar tepeye tırmandığınızda şirin bir kasaba olan Umurbey’e ulaşırsınız. Eğer zeytinlerin hasat zamanında gitti iseniz tüm kasabayı zeytin kokusu sarmıştır. Bu kokuyu orada yaşayanlardan ziyade oraya yeni gidenler daha güçlü duyarlar. Tepenin denize bakan yamacında kurulmuş olan kasabanın her sokak ve caddesinden Gemlik Körfezini görmek mümkündür. Tüm evlerin bahçeli ve müstakil olduğu bu kasabada insanlar kent yasamının imkanlarını ve kır hayatının doğallığını bir arada yaşamaktadırlar. Tamamı kesme taşla kaplı olan caddelerde modern binek araçlarını, traktörleri, yük taşıyan atları, sokaklarda serbestçe dolaşan tavukları ve kedileri bir arada görmek mümkündür. Umurbey halkı evlerinin bahçelerini bir hobi bahçesi olarak kullanmaktadırlar. Bu bahçelerde sebze ve meyve yetiştirdikleri gibi tavuk ta besleyebilmektedirler. Buradaki hayat tarzında, evlatlarının yanında yaşayan yaşlı insanlar oldukça etkindir. Umurbey’de yaşayanlar hayatta olan anne ve babalarını ayrı evlere çıkarmaz, onlarla yaşarlar. Pek çok evin bahçesinde kerpiçten yapılmış ekmek fırınları vardır. Bu fırınlar aynı zamanda komşuluk ilişkilerini oldukça ileri düzeye taşımıştır. Umurbeyde yaşlı insanlar kendilerine danışılan, hürmet gören insanlardır. Halkın çoğunluğunun zeytin’lik sahibi olmasının sebebi, ya miras yolu iledir, ya da hala hayatta olan yaşlıların evlatlarına arazi vermesi iledir. Zamanla burada kalan memurlar da bir süre sonra kendine küçük bir zeytinlik almıştır. çocuklar okulda tahta başında gördükleri öğretmenlerini hafta sonları iş elbiseleri ile zeytinlikte çalışırken görebilmektedirler. Zeytin hasat zamanında, çoğunluk zeytin toplamaya gittiğinden sokaklarda kimseyi göremezsiniz. Akşam eve döndüklerinde, çocuklar ders çalışır ve kadınlar zeytinle meşgul olurken erkekler de kasabanın çarşısında sayıları oldukça çok olan kahvehanelere giderler. Halkın bir kısmı geçimini sadece çiftçilikle sağlar. Bir kısmı da ya esnaf, ya memur, ya da sanayisi oldukça geniş olan Bursa ve Gemlikte işçidir. Zeytin toplanmadığı bahar ve yaz aylarında çiftçiler ağaçlarının ve toprağın bakımı ile uğraşırlar. Esnaf ve memurun dahi zeytinliği vardır. Buralardan zeytin ve zeytin yağı ihtiyacını karşıladıkları gibi az da olsa ek bir gelir elde etmektedirler. Gemlik zeytini olarak ün yapan ve Gemlik’te üretilen zeytinin %20’si Umurbey’de yetiştirilir. Dünyaca ünlü bu zeytin ince kabuklu, yağlı (yağ oranı %30) ve çekirdeği küçük (et oranı %86) olan siyah sofralık zeytindir. Üretilen yıllık 5000 ton zeytinin çok büyük bir bölümü sofralık siyah zeytin olarak işlenir. Kalan zeytin ise yağ üretiminde kullanılır.

Umurbey, 1999 yılına kadar göçalmayan ancak göçveren bir yerleşmeydi. 1999 yılında meydana gelen Marmara-Gölcük depreminden sonra yoğun bir geri dönüş gerçekleşmiştir. Bunda, Umurbey’in dayanıklı arazisi ve az katlı kırsal mimarisi etkili olmuştur. Umurbey’de yeni evler inşa edilmektedir. Kasaba fiziki olarak da hızla büyümektedir. Genel mimari dokunun korunması konusunda hem halk hem de belediye oldukça özen göstermektedir. Yeni yapılan binalar da bahçe içinde müstakil evler, ya da villalar şeklindedir. Şehir hayatından bıkan emekliler, deprem korkusu yaşayanlar ve zenginler Umurbey’de zeytinlik alarak, villalar yaptırmaktadır. Yeni gelen bu insanlar Umurbey’in mütevazi yaşamına ayak uydurmaktadır. Başka yerlerde villaların otoparklarında lüks otoları görürken burada traktörleri görürsünüz.

Umurbey’e su daha yüksekte olan tepelerden gelmektedir. Yaz kış serin olan bu su, içimi güzel kokusuz berrak bir sudur. Değerini anlayan insanlar uzaklardan buraya su doldurmaya gelmektedir. Temiz kalmış tabiat sosyal hayatı da olumlu yönde etkilemektedir. İnsanlar, burada doğada yaşadıklarını hissettikleri için piknik yapma ihtiyacı hissetmezler. Zamanını arazisinde geçiren insanlar kahvaltılarını ve öğlen yemeklerini burada yemektedirler. Yoldan geçenleri de çağırıp sofralarına davet ederler. Zeytinliklerin çoğunluğu dağlık arazidedir. Dedelerimiz dağ ova, bayır düzlük demeden heryere zeytin dikmişlerdir. Özellikle kışın dağ yolları kasabanın çarşısı kadar kalabalık sayılır.

Umurbeyin en üst noktasından Gemlik Körfezi ve Iznik Gölü aynı anda görülebilmektedir. Ayrıca buradan hem gündoğumu hem de gün batımı doyulmaz bir hazla seyredilebilmektedir. Romantiklerin tercih ettiği bir yerdir Umurbey. Güneşin doğuşu ve batışını seyretmiş bir çiçek koparmak için buraya gelmiştim. Umurbeyden kopardığım o çiçeği hala saklarım. Civar köylerden ve Gemlikten pek çok insan manzara seyretmek ve çam ağaçları altında kahvelerini yudumlamak için Aytepe ismi verilen mesire yerini ziyaret etmektedir.

Tüm Umurbey ve civarındaki doğa, çocuklar için güvenli bir oyun alanıdır. Onlar için keşfedilecek yerler herzaman vardır. Yazları zeytinlik kenarındaki büyük havuzlarda eğlenebildikleri gibi tenha olan sokaklarda da koşuşturup yorulurlar. Kışları genelde kar yağmaktadır. Pekçok yokuş çocukların karda kayıp buzlaştırdıkları yer haline gelir. Karlı günlerin gecelerinde ise yetişkinler kayarlar. Yani karlı geceler şen geçer Umurbeyde.
Umurbey’in Tarihi

Umurbeyin, sınırları içinde bulunduğu Gemlik, 1333 yılında, 9 yıl süren bir kuşatma sonunda, Bizans egemenliğinden Osmanlı egemenliğine geçmiştir. Bugünkü Umurbey ve civarında, stratejik mevkilerde karargahlar kurulmuştur. Gemlik fethedildikten sonra karargahlara geçici süre için gelen Türkler, sürekli olarak yerleşip, bu noktalarda köyler inşa etmişlerdir. Köyler, fetihten 100 yıl kadar sonra yaklaşık 1440’larda tek bir köy haline gelmiştir. Bir araya gelmelerinde Umur Bey öncü olmuştur. Bundan dolayı köy Umurbey adını almıştır. Beyler Mezarlığında Umur Bey’in mezarı vardır.

Umurbey, kurulduğu günden itibaren her zaman önemini korumuş, eğitim, ekonomi, beşeri durum ve bulunduğu yer bakımından diğer köylerden ayrılmıştır. Ilki Bursa il merkezinde açılan Rüştiye Mektebinin ikincisi,Şeyh Said Efendi ve Hacı Ethem Ağa’nın çabalarıyla, Umurbey Köyü’nde 1865 tarihinde açılmıştır. 1910 yılında Rüştiye lağvedilmiştir.

Kurtuluş Savaşı sırasında Gemlik işgal altındayken Yunanlılar Umurbey’e de çıkmışlardır. Yunan işgali sırasında Umurbey’in bir kısmı yakılmıştır. Yanan bölgelerin kuzey ve kuzeybatı yamaçlarında çarşı Meydanı’na kadar uzanan alan olduğu söylenmektedir.

Umurbey Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü ve ilk sivil cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı yetiştirmiştir. Celal Bayar 1883 yılında Umurbey’de dünyaya gelmiştir. Köye içme suyu getirmiş, Gemlik şosesini yaptırmış, Umurbey’i örnek köy projesine dahil etmiş, bahçeli evlerin yapımına önayak olmuştur. Umurbey’de Celal Bayar adına devlet tarafından yaptırılmış bir anıt mezar vardır. Mezarın yanında, Celal Bayar’ın kendi imkanlarıyla, 26 Ağustos 1970 yılında hizmete açtığı müze ve kütüphane bulunur. Kütüphane, 20. yüzyıl Türk tarihini ve siyasetini ilgilendiren Türkiye’deki en zengin kütüphanelerden birisidir. Köy statüsünde bulunan yerleşme, 1952 tarihinde belediye olmuştur.

Umurbey sınırlarında kalan her zeytinliğin bir ismi vardır. Parmak Bağlar, Tuzlu Yol, Bostanlık, Akköyler, Kozalanlar bunlara örnek olarak verilebilir. Bu isimlerin oldukça eskiden buralara ilk yerleşenlerce verildiği sanılmaktadır. İnsanlar zeytinliğe gidiyorum demek yerine oraların isimlerini kullanırlar.

Umurbey’de birçok sivil mimarlık örneği ve anıtsal yapı özgünlüğünü kaybetmeden günümüze kadar ulaşabilmiştir. Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından Umurbey Camii, 4 adet doğal anıt ağaç, Beyler Mezarlığı, Kara Ali Paşa Mezarı, Aytepe Mesire Yeri, 53 adet sivil mimarlık örneği konut, 265 adet bahçeli tek tip ev (Celal Bayar Evleri) 1. derece doğal ve kentsel tarihi sit alanı kapsamına alınmıştır.
çarşı Meydanı, kahvehaneler, cami, marketler, fırın ile çevrelenmiştir. Yerleşmenin içine dağılan sokaklar bu meydana açılmaktadır. Umurbey’deki yapılar bitişik nizamdır. Gemlikli Rum ustaların yaptıkları evler ile Türk ustaların evleri bugün hala omuz omuza, birbirlerine yaslanarak ayakta durmaktadır.

Umurbeydeki konutların çoğunluğunu oluşturan Celal Bayar evleri bahçe içerisindedir. Umurbey yamaçta kurulduğundan, evlerin bazıları ön cepheden iki katlı arka cepheden tek katlı görünmektedir. Genellikle alt katlar halk tarafından mağaza adı verilen, zeytincilikte kullanılan mekanlardır. Burada derin zeytin havuzları, alet edavat konulan bölmeler ve yaşam alanına çıkan merdiven vardır. Pekçok aile, evlerin yapımından günümüze kadar evlerin içyapılarında kısmen de dış kısımlarında değişiklikler yapmışlardır. Bazıları restore edilmiş ve bahçelerine yüzme havuzu yapılmıştır. Evler genelde orjinal hallerini korumuş. Evlerin pencereleri tahta kepenklerle kapatılmaktadır. Evlerin yanında teraslı bir bölüm vardır. Halk burayı çok amaçlı kullanır. Bazen meyve kurutulur, bazen salça yapılır, bazen de burada eski eşyalar depolanır. En çok ta çocuklar burayı oyun alanı olarak kullanır. Evler arasında dar sokaklar vardır. Komşu sohbetleri karşı eve gitmeden de yapılabilmektedir. Genelde insanlar müstakil evlerde yaşadıklarından ve komşularla pratik olarak iletişimde bulunduklarından yüksek sesle konuşurlar. Umurbey’den apartman hayatına geçenler biraz zorlanırlar. 3-4 ev ötede yaramaz çocuğunu azarlayan birinin sesi rahatlıkla duyulur.

Umurbey’i tepeden aşağıya kadar bir kerede kesen beyaz doğal taşlardan yapılmış üçayrı merdiven vardır. Bunlardan en meşhuru Kırk Merdiven ismi verilendir. çocukken üşenmemiş basamakları saymıştım. Sayının kırkın birkaçkatı çıkması nedeni ile neden böyle dendiğini o zamanlar anlamamıştım. Ama bu isim merdivenin uzunluğunu ifade içinmiş.
Umurbey’deki eski evler, ahşap iskelet üzerine kerpiçkullanılarak inşa edilmiştir. Bunların çoğu beton sıva ile kaplanmıştır. Evler yaz aylarında oldukça serin olduğundan ekstra soğutma araçları pek gerekmemektedir. Nerede ise tüm evlerin kapıları sade ve ahşaptır. Üzerlerindeki delikten dışarı bir ip sarkar. Bu ip çekilerek kapı açılır. Ben ancak Umurbey dışında yaşamaya başlayınca anahtar taşır oldum. Umurbeyde evlerde yaşlı insanlar vardır ve bu evlerin sakinleri güven içinde kapılarını kilitlemeden dışarı çıkarlar.

Umurbey, orada yaşama fırsatı bulanlar için ömürlerini huzurla geçirecekleri, temiz havası ve suyu, değerli komşulukları ve sıcaklığı ile insanı çeken bir yerdir. Umurbeyin değerini ondan uzak kalanlar daha iyi bilir. Umurbeyliler uzaktakilere, artık sen buraları ve bizi unuttun diye sitem etseler de biz dışarıdakilerin bir parçası hep orada yaşar.

Kaynak : www.ekolojimagazin.com/index.php?s=magazin&id=370

Yazar : Doç. Dr. Berkay CAMGÖZ
Son Düzenleme: 4 ay 4 hafta önce Yazan: GeZGiN.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş .

Sayfa oluşturma süresi: 0.237 saniye